herşey sevgidenyana

9/11/2009 - 10 GÜNDE 5 KİLO VERMENİN YOLLARI

Kategori: SAGLIK
Ünlü sağlık dergilerinden Men's Health 10 gün içinde 5 kilo vermek için 6 tavsiye sunuyor

İşte öneriler:

1. ÇİĞNEYİN VE ALFABEYİ SAYIN
Çiğnerken bir yandan da alfabeyi saymak daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. ABD’li bilim adamları tarafından yürütülen araştırmalara göre alfabe sayanlar yemekleri 25 kez yerine 40 kez çiğnedi.

2. SÜT VE ET
Et yemeden 90 dakika kadar önce süt tüketmek iştahı bastırarak aşırı yemek yemenize engel oluyor.

3. KOMEDİ FİLMİ VE PATLAMIŞ MISIR
Uzmanlar, komedi filmi izlerken yemek yiyen erkeklerin kan şekerinin dengelendiğini ve daha çok yağ yaktığını ortaya koydu. Yağsız patlamış mısır ise bel çevresindeki yağları yakmaya yardımcı olabiliyor.

4. KÜÇÜK PORSİYON FAZLA YEDİRİYOR
Pennsylvania Üniversitesi bilim adamları, birkaç tabakta küçük porsiyonlarda yemek ısmarlamanın fazla yemeye yol açtığını ortaya koydu. Yemeğe başlamadan önce domates çorbası için. Domates en tok tutan gıdalardan biridir.

5. BACAKLARINIZI ÇALIŞTIRIN
Syracuse Üniversitesi’nde yürütülen araştırmalar, bacaklarını çalıştıranların vücutlarının üst kısmını çalıştıran diğer insanlardan daha çok kalori harcadığını ortaya koydu.

6. SIVI ÖĞLE YEMEĞİ
Kilo vermek isteyen kişiler her öğünde en az 600 kalori almaya ihtiyaç duyar. Bunun yüzde 17’si protein, yüzde 8’i yağ ve yüzde 75’i karbonhidrattır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/11/2009 - AİLENİZDEN BİR KİŞİ DOMUZ GRİBİYSE NAPMALI ?

Kategori: SAGLIK
Domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsü Türkiye'de olduğu gibi dünyada da gündemi işgal etmeye devam ediyor.

aileden-biri-domuz-gribiyse-ne-yapmali

Almanya'da Domuz gribi konusunda araştırma yapan Robert Koch Institut, ailenizde birisi domuz gribine yakalandığında nasıl davranılması gerektiğini sıraladı.

1- Eğer ağır hasta değilse, ailede domuz gribine yakalanan birey evde kalmalı. 

2- Domuz gribine yakalanan kişi evin içinde karantina altına alınmalı, diğer aile bireyleri sürekli maske kullanmalı. Hastaya iki metreden fazla yaklaşılmamalı.

3- Hijyene normal zamanda olduğundan daha fazla önem verilmeli: Giysi ve bulaşıklar daha yüksek derecede suyla yıkanmalı. Herkes kendi havlusunu kullanmalı. Ev sık sık havalandırılmalı. Eller sık sık yıkanmalı. Asla aynı yataktan uyunmamalı.

4-
Evde bebek ve hamile varsa, hastanın onlarla iletişime geçmesi kesinlikle yasaklanmalı

5- Domuz gribine yakalanan kişi hastalığın başlamasından 7 gün sonra virüsü başkasına bulaştırmaya başlar.
 

<_script /><_script />
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/11/2009 - 14 SORUDA GDO LU ÜRÜNLER

Kategori: SAGLIK

1- GDO’lu ürünler  niçin üretiliyor?
2- İnsan ve hayvan sağlığına zararı ya da zararsızlığı konusunda somut bilgiler, bulgular var mıdır?
3- Bitki sağlığına etkileri bakımından bilimsel bulgular, bilgiler var mıdır?
4- Karşı veya taraf olanların gerekçesi nedir?
5- Hibrit ürünle, GDO’lu ürün arasındaki fark nedir?
6- Türkiye’de çıkarılan yönetmelik ne getirecek?
7- Yönetmelik binde 9 sınırı getiriyor. Bu ne demektir? Bir bisküvinin ağırlığının ya da çikolatanın binde 9’u mu demektir?
8- GDO’lu ürün üreten ve para kazanan ülkeler var, alıcı, ödeyici ülkeler var... Bu konu üzerine bir ‘sömürü’ seylemi kuruluyor. Bu konuda görüşünüz nedir?
9- Türkiye’ye yönetmelik öncesi, GDO’lu ürün girdi mi? Girdiyse ne kadar?
10- GDO’lu üretim her üründe olabilir mi?
11- Cartagena sözleşmesi ne getiriyor? İmzalanması zorunlu mudur, imzalamayana yaptırım öngörüyor mu?
12- Tarım Bakanlığı biz ‘tohumda hiç izin vermiyoruz’ diyor. Bu ileri bir adım mıdır?
13- Sağlık sorunlarına yol açması olasıysa, bunun somut bulgularına kaç yılda ulaşmak mümkün olabilir?
14- GDO’lu ürün tüketimini belli bir sınırda tutmak mantıklı bir tedbir olabilir mi?

CEVAPLAR


1- İddia daha az ilaç kullanılacağı, verim artışı olacağıdır. Gerçek tam tersidir. GDO uygulamaların yüzde 85’i ot öldürücülere (herbisit) karşı bitkilere dayanıklılık kazandırılması ile ilgili. Oysaki GDO’lu bitkilerin üretildiği ülkelerde ilaç kullanımı roket gibi arttı. Arjantin’de  glyphosate kullanımı 14 kat arttı. Verim artışı iddiası da doğru değildir. Hindistan’da GDO pamuk dönüm başına 370 kilogram verim vaat etmişti. Ortalama verim 50 kilo oldu.

2- İnsanlarda alerjilere yol açtığı doğrudan izlenmektedir. Hayvan deneyleri çok olumsuzdur.
İskoçya Rowett Enstitüsü’nde GDO’lu patatesle beslenen farelerin tümünün iç organlarında küçülme, bağışıklık sistemlerinde çökme, kan yapılarında bozulma görüldü. Rusya Bilim Akademisi’nde farelerin yavrularının yüzde 55,6’sı doğumdan üç hafta içinde öldü.  Avusturya Tarım ve Sağlık Bakanlığı’nın finansmanı ile Viyana Üniversitesinin geçen yıl yaptığı bir çalışmada ise GD gıdalarla beslenen farelerin 34 nesil sonra büyük ölçüde üreme yeteneklerini kaybettikleri belirlendi.

3- GDO Biyoçeşitliliğe tehdit oluşturmaktadır. İngiltere’de 2007 yılında GDO kolzadan yabani akrabası olan yabani hardala gen geçişi ispatlanmıştır. GDO yerli gen kaynaklarını zamanla ortadan kaldıracaktır.
Tehlike sadece insana değil çevreye de yöneliktir. Bir felakete yol açabilir.

4- Yaygın olarak GDO uygulaması olan pamuk, mısır, soya ve kolzada sonuçlar olumsuzdur. Şimdilerde GDO yandaşları hiç gerçekleşmemiş bazı olayları ileri sürerek GDO’ya prestij kazandırmak istemektedirler. Bunlardan biri, A vitamini içermesi nedeniyle dünyanın kurtarıcısı gibi gösterilmek istenilen altın pirinçtir. Halbuki piyasaya henüz sürülmemiştir. Çünkü gen alınan bir nergis türünden zehir gelmiştir. Diğeri de omega 3 içerdiği söylenen soyadır. Bu çeşitte piyasaya sürülmemiştir. Ayrıca omega 3 artışı önce normal ıslah yolları ile yapılmış, daha sonra buna GDO yöntemleri ile herbisit direnci kazandırılmaya çalışılmıştır.

5- Aynı şey değil şüphesiz. Hibrit (melez) 1930’lardan beri uygulanıyor. Aynı tür içinde iki ayrı çeşidin normal ıslah yöntemleri ile tozlaştırılarak tohumların alınmasıdır. Hibrit uygulamalar köylülerin elinde olsaydı iyi sonuçlar verebilirdi. Ancak şirketler elinde endüstriyel tarımı yani kimyasal ilaç ve kimyasal gübre kullanılan tarımı teşvik etmiştir. GDO ve hibrit birbirine karıştırılmamalı.

6- Yönetmelik GDO ürünlerin ithaline kapı açmaktadır. GDO ürünleri insan sağlığı açısından zararlıdır. Bu nedenle yasa bütünü ile yanlıştır.

7- Avrupa’da uygulanan biçimi ile bilmeden GDO kullanan gıda üreticileri için bu uygulama yapılmaktadır. Ancak burada önemli olan bilmeden bunu kullanmaktır. Bizde ise çikolatanın içinde binde dokuz GDO olursa problem olmayacaktır. Ancak bu çikolatadaki soya lesitini tamamen GDO olursa yönetmelik buna dur diyemeyecektir.

8- Kazanan dev şirketler. Bunlar hem tohum hem de tarım ilacı üretiyor. Herbisite dayanıklılık içeren GDO mısır veya pamukta şirketin hem tohumu hem de herbisiti var. İkisini de satar. ABD’de GDO yaygındır. Şirket çıkarları her şeyin üzerinde. Aile tarımı yapan Amerikalı çiftçiler de kaybediyor. Ancak büyük dev işletmelerde tarım yapan şirketler çok az işçi ile çalışmak için insan sağlığı ve çevreyi düşünmeden bu tarıma evet diyorlar. GDO’nun yaygınlaşması çoğu ABD’de bulunan GDO şirketleri nedeniyle ülkeler arasında gelir dağılımının bozulmasına da yol açacaktır.

9- Türkiye’ye GDO’lu ürün çoktandır girmektedir. İthal edilen mısır, soya ve pamuğun hemen hemen tümünün GDO’lu olduğu tahmin ediliyor.

10- Şu anda yaygın uygulama Pamuk, mısır, soya ve kolzadadır. Diğerlerinde olma ihtimali şimdilik çok çok küçüktür.

11- Türkiye bu anlaşmayı imzaladı. Anlaşma ülkelere biyogüvenlik yasası çıkarmalarını öngörüyor.

12- Şimdilik bu yönetmelik tohuma izin vermiyor. Ancak daha önce hazırlanan biyogüvenlik taslağı tohumu da içeriyordu. Hükümet sözcüsü Sayın Çiçek de bunu ifade etmişti. Tahminimiz toplumdan yeterli tepki gelmezse tohumun da serbest bırakılacağıdır.

13- Farelerde nesiller sonra kısırlığa bile yol açmaktadır. İnsanlar için bir tahminde ben bulunamam.

14- Sağlık sorunlarından kaçınmak için bilinçli tüketicilerin işlenmiş ürünlerden kaçmaları olumludur. Yönetmelikte GDO kullanmak istemeyen gıda sanayicilerine “bu ürün GDO içermez” diye etikete yazması hakkı elinden alınmıştır. Aynı mantıkla “domuz eti içermez” yazanlar da yasaklanacak mıdır?

En yüksek üretim soyada
-  Dünyada üretilen soyanın yüzde 64'ü,
-  Pamuğun yüzde 43'ü,
-  Mısırın yüzde 24'ü,
-  Yağlık kolzanın yüzde 20'si GDO'lu.

125 milyon hektar alanda GDO’lu tarım var
-  Dünyada 125 milyon hektar alanda, 12 milyon çiftçi GDO'lu tarım yapıyor. 
-  25 ülke GDO'lu tarıma izin veriyor. Bunların başında ABD, Kanada, Arjantin, Avustralya, Hindistan ve Çin var.
-  Onlarca üründe GDO'lu üretim denemesi var ancak 4 üründe (pamuk, soya, kanola ve mısır) üretim geniş ölçüde ticarileşmiş durumada. Bu konudaki en önemli şirketler Monsanto, DuPont, Syngenta, Dow, Archer, Daniels Midland ve Cargill.
-  2008 rakamlarına göre GDO'lu ürün pazarı 33 milyar doları buluyor.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler


Arkadaşlarım

fidelya
canon766
kiana
didoli82
ireminsayfasi
funda2008
adasu08
muazzezv
hasan zengin
bebu
alpinch
sehrazatla
rosegul
berru78esila
yaseminlerim
hercai58
gulgununmutfagi
turkancamm
aylinhobi
sebebim01
cografyacim
jojo06a5
islamdunyam
velayetnurlari
army